BİZE ULAŞIN
+90 (216) 348 90 97
Astımda Kortizon Korkusu

Tekrarlayan atakların altında bronş yüzeyini saran zarın yanık benzeri bir doku halini alması ve en ufak bir uyarana aşırı yanıt vermesi yatmaktadır. Aşırı hassas bronş yüzeyi sıklıkla kış aylarında soğuk algınlığı virüsleri, sigara, rutubet, kimyasal buharı gibi uyaranlara daralarak yanıt vermektedir. Bu daralma sonucu özellikle gece sabaha karşı tutan, çocuğu uykusundan uyandıran öksürük krizleri, nefes verme sırasında duyulan ıslık sesi şeklinde hırıltı, hışıltı ve nefes darlığı bulguları gelir. Gerek çocuğun gerekse ailenin yaşam kalitesini bozan bu durum gittikçe daha yorucu bir hal alır.

Bunun yanı sıra ayda 1-2 kez tekrarlayan bu ataklar sırasında bronş yüzeyindeki dokuda yangı daha da artmaktadır.  Eğer bronş yüzeyindeki yangını söndürecek bir tedavi başlanıp bu ataklar önlenmezse bir yanığın iz bırakması gibi bronşlarda kalıcı izler kalabilmekte ve astımın ileride kalıcı olma olasılığı artmaktadır. Özellikle ilk 5 yaş bronşların gelişme çağı olduğundan bu yaş döneminde bronşların koruma altında olmasına daha büyük önem verilmesi gerekmektedir. Öncelik atakların önlenmesi ne verilmelidir.

Alerjik bronşit ya da diğer adıyla astım tedavisinde bu atakları önlemede en etkin tedavi kortizon tedavisidir. Ancak kortizon kronik kullanımda görülen yan etkileri nedeniyle birçok ailenin korktuğu hatta fobi düzeyinde kaçındığı bir ilaçtır. Birçok kronik hastalığın tedavisinde yer alan ve aylarca kullanılmak zorunda olan bu kortizon gerçekten yan etkileri olan bir tedavidir. Ancak ailelerin sıklıkla bilmediği miligram dozunda kullanılan bu kortizonların astım tedavisinde sadece ataklar sırasında kullanıldığıdır.

Atakların önlenmesi için koruyucu olarak kullanılan kortizonlu ilaçlar sprey şeklinde havayolunun sadece yüzeyini tedavi eden mikrogram dozunda yani tablet kortizonların binde bir dozunda , kana karışma oranı son derece düşük tutulan, uzun kullanıma uygun ilaçlardır. Havayolunun yüzeyinde sadece yüzde 20’si emilir ve emilen bu miktar da hızlı bir şekilde vücuttan uzaklaştırılır. Sonuç olarak uygun dozda kullanılırsa yıllarca kullanıldığında kortizona bağlı yan etki görülme olasılığı son derece düşük ilaçlardır. Kaldı ki ataklar sırasında kullanılan yüksek doz tablet veya iğne kortizon tedavilerini önlediği için hasta kortizon kullanımı açısından karlı hale gelmektedir.

Bilinmelidir ki; sprey kortizon tedavisi kullanan bir hastanın mutlaka bir çocuk alerjisi uzmanı kontrolünde olması gerekir. İki ya da üç aylık dönmelerde yapılan kontrollerle çocuğu ataksız tutacak en düşük ilaç dozu bulunup tedavi bu dozda idama ettirilmelidir. Kortizonlu ilaç aileler tarafından kesilip başlanmamalıdır. Bu astım tedavisinde faydayı azaltır.

Bilinmesi gereken bir diğer konu da kortizonlu ilaçların kullanıldıkları sürece etkili olduğudur. Kullanıldığı sürece bronş yüzeyindeki yangı baskılanır ve ataklar önlenir. Ancak bronşu o hale gelmesine neden olan alerji veya alerji dışı neden bulunup tedavi edilmezse kortizonlu spreyler kesildiğinde bronş yüzeyi tekrar eski haline döner ve ataklar yeniden başlar.

Dolayısıyla alerjik astım bronşitte şifa kortizonlu spreylerle gelmez. Ana tedavi alerjinin tedavisidir. 5 yaşından önce alerji testi yapılmaz görüşü son derece yanlıştır. Astım ya da alerjik bronşit tanısı almış her hastada yaşına göre kandan veya deriden alerji testi yapılmalıdır. Çıkan sonuç çocuk alerjisi uzmanı tarafından değerlendirilip çocuğun  evinde ve  diyetinde gerekli çevre ve beslenme önlemleri alınmalıdır. Alınacak önlemler ve 3 yaşından sonra alerji durumuna göre önerilecek 3-5 yıl süren dil altı damla aşı tedavisi çocuğu alerjik maddeye alıştıracak ve hastalığa kökten çözüm getirebilecek tek tedavi yöntemidir.

Prof. Dr. Yonca TABAK

Çocuk Alerjisi ve Astım Uzmanı

Ayrıntılı bilgi için: Kaynak kitap

“Çocuklar ve Alerji “ Doğan Kitap

Çocuklar ve Alerji

Kitaba göz atmak için tıklayın

FACEBOOK SAYFAMIZ

INSTAGRAM